Zor Günler Bizi Bekliyor (2. Ay)- Difficult Days are Waiting For Us

EEG’de hiç bir sıkıntı yoktu, bunda da sevindik. Ve sonunda sıra MR’a gelmişti. Bu sırada belki 5 ayrı Nörologdan randevu almıştım bile. Hiçbiri Sarp için belirleyici bir şey söylemiyordu. Nedenini bilmedikleri için ne kadar kızıyordum doktorlara.... Bu özel hastanedeki doktorumuz ısrarla MR çektirirsek anlayabiliriz diyordu. Ve sonunda en son adresimiz Dr. Banu Anlar’ı bulmuştuk. Bize MR için acele etmeye gerek yok, ama çektirirsek de belki bir şeyler yakalanabilir demişti. Bir sonraki randevuyu 3 ay sonraya verdiği için üzülerek eski doktorumuzun dedikleri doğrultuda hareket etmeye karar verdik. İlk MR çekme konusunda danıştığımız özel hastane anestezisti Sarp’ın MR’ını çekebilmek için doktoru tarafından gönderilen karaciğer enzim testlerine baktığını ve bu sonuçlardan enzimlerin yüksek olduğunun anlaşıldığını söyledi. Karaciğer enzimi yüksek olunca ne yapmalı ya da ne yapmamalı hiçbir fikri olmayan eşim ve ben tanıdığımız hekimleri aramaya başladık. Uzun telefon konuşmalarının ardından doktorumuzun da fikrini almak için aradık. Bize hiç bir şekilde anestezi alsın ya da almasın şeklinde bir açıklama yapamamalarını bir türlü anlayamamıştık. Sonunda o kilit soruyu sordum: “Sizin bebeğiniz olsa ne yapardınız?” Doktorumuz, biraz düşündükten sonra; “Çektirmezdim” şeklinde yanıt verdi. Bu arada eşim hastanenin anestezisti ile konuşuyordu,

“Sarp anestezi alırsa ne olur”, diyordu.

Anestezist “Karaciğeri zarar görür, siz onay veriyorsanız işlemi yapabiliriz” diyordu.

Eşim “Zarar görürden kasıt nedir” diye sorunca birden ipler kopmuştu....

“Karaciğer yetmezliği!

Eşim çılgına dönerek anesteziste “Siz halen bu işlem için nasıl onay verirseniz yaparız diyebiliyorsunuz, Karaciğer yetmezliğinden daha kötü ne olabilir deyip konuşmayı orada bitirdi...

Doktorumuz yeni bir çözüm yolu önerdi. Karaciğere dokunmadan başka bir yöntem deneyelim diyordu... Klohidrat verilerek Sarp bayıltılacaktı ve 1 saatlik bir uykuya dalacaktı bebeğim. Bu bir saat içinde Sarp’ın hem omurilik hem de beyin MR’ı çekilmeliydi.

Sonunda bitmek bilmeyen bayram da sona erdi günler çok yavaş geçiyordu.

Hayatımda yüreğimin bu kadar çiğnendiğine, bu kadar acıdığına şahit olmamıştım.  Ya da o ana kadar acıların en büyüğünün bu olduğunu zannediyorduk, ama ilerleyen günlerde hayatın bize daha ne kadar farklı eziyetler yapacağını bilmiyorduk.

Ve sonunda hastaneye MR için gittik....

Klorhidrat neredeyse hastanenin kapısına en yakın yerde verildi ve Sarp’ı aldığımız gibi dedesinin yardımıyla 10 dakikada MR çekilecek merkeze ulaştırdık. Bu arada MR merkezine sürekli hazırlıkları bir an önce tamamlamaları için, Sarp’ı girer girmez odaya almaları için telefonla konuşuyorduk...

Nihayet MR çektiriyorduk... Beyin MR’ı sonlandı ve sırada Omurilik MR’ı vardı, sonuna doğru bebeğim uyandı ve her zaman ki gibi ellerini Superman gibi yukarı kaldırarak ağlıyor, bağırıyordu. Ben yanındaydım ve sesler o kadar yüksekti ki onu duyamıyordum ama üzerindeki ağırlığın onu çok bunalttığı belliydi. 2-3 dakika sonra MR sona erdi ve bebeğimi hemen kucakladım.

 

MR sonuçları için 1 gün bekledik ve merkezle hemen bağlantıya geçtim. Sadece ortakulak iltihabı görünüyordu ve beynin arka tarafında Chiari Tip II çıkmıştı. Merkezdeki Radyolog sokakta yürüyen 10 kişiden 8’inde bu tip bir malformasyon (şekil bozukluluğu) olabileceğini, korkulacak hiçbir şey olmadığını söyledi. Bu kadar sıkıntıyı boşa çektiğimizi düşündük, içimiz çok rahatlamıştı....

 

MR sonuçlarını doktorumuz kontrol etti ve MR’da bir şey çıkmaması bize bu çocukta sorun olmadığını göstermez demişti Sarp artık 45 günlük olmuştu ve 3 ayrı anti-epileptik, yatıştırıcı kullanıyordu. Ne kadar zorlanıyordu bunları içerken, verirken ne kadar üzülüyordum....

 

Kötü bir bayram ve hayal kırıklığı ile biten MR macerasının ardından güzel bebeklerimi banyo yaptırırken Konsolosumun kasığında çıkan fıtığı fark ettim. Hemen ertesi gün kontrole gittiğimizde artık aşağı tamamıyla indiğini ve ameliyat olması gerektiğini öğrendik. Bayram sonrası minik Konsolos ameliyat olacaktı. Büyük bir telaşla oğlumu ameliyata götürdük. Çok şükür 45 dakika sonra çığlıklarla odasına gelmişti ve tir tir titriyordu Bızdığım. Kucağıma gelir gelmez acıları dindi. Çok şükür 1 gecede taburcu olabilmiştik. Eve geldiğimde Sarp’ta da fıtık olmaması için dua ettim durdum...

 

 


0
6 Konsolosum Ameliyata Gidiyor
Sarp'ın Günlüğü
Canavan Duyuyor musun bizi?: “Umut Etmekten Hiç Vazgeçmeyeceğiz” 11.12.2013
Annenin Teşekkür Mesajı-Words of Gratitude from Mom 22.05.2012
Sarp'ın ve Güzel Kardeşlerinin Ağzından "BİLİYORUM Kİ FARKLI" 19.10.2011
Canavan’lı Bir Çocuğun Odasında Neler Var? - About The Room of A Child wit... 3.07.2011
Annemin Öğrettikleri-Things I learnt from Mom 26.11.2010
Tekerlekli Sandalyeye giden yol 1.11.2010
Canavan'la Birlikte Gelen Ameliyat Zinciri - Operation Chain Accompanying ... 23.10.2009
İkiz Annelik Deneyleri! 23.09.2009
Canavan’lı Yaşama Ayak Uydurmak (Nihayet Gözleri Görmeye Başladı!)- Yeah H... 30.06.2009
Canavan’lı Yaşama Ayak Uydurmak - Yutma Fonksiyonu Kaybı - Keeping Up With... 29.06.2009
Gözünüz Aydın Teşhisiniz CANAVAN - Congratulations Your Son is CANAVAN 12.06.2009
Teşhise Kadar Geçirilen 8 Akciğer Enfeksiyonu Daha - 8 More Pneumonia 10.05.2009
HOLLANDA’YA HOŞGELDİNİZ-Welcome to Holland! 29.04.2009
2. Akciğer enfeksiyonu – Başbelası Pnömoni- Second Pneumonia 8.02.2009
Pamuk Prens İlk Ameliyatını Oluyor 2.01.2009
İlk Yanlış Teşhis 30.12.2008
Fizyoterapi Yolculuğu- PT Advanture 22.12.2008
Zor Günler Bizi Bekliyor (2. Ay)- Difficult Days are Waiting For Us 21.12.2008
Doğum Öncesi ve Bebeklerimle İlk 30 Gün 20.12.2008
Sarp'a dair
tüm hakları saklıdır © 2010
Anasayfa | Giriş Sayfam Yap | Favorilerime Ekle | e-mail | İletişim
powered by .NET
web tasarım duygu bilişim